Veda Programımıza Medine'den mesajını ve muhabbetlerini ileten Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı, şair ruhlu İhsan Süreyya'yı anlattı...
"Esselamu aleykum ve rahmetullahu ve berekatuhu İhsan Sureyya kardeşimle ilgili bana böyle bir imkan verdiğiniz için Wonder‘e sizin yolunuzla Yasemin Hanım teşekkür ederim. İhsan Bey‘i ben 74‘den beri tanıyorum. 74 deyince 84, 94, 104 yani 30 seneyi geçiyor. Daha evvel niye tanımamışım diye sonradan hep böyle hayıflandım. Ama kendisinin Ankara‘da okumuş olması, sonra Fransa‘da doktora yapması; benim İstanbul cenahından olmam, İstanbul Hukuk Fakültesi, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü, İstanbul Edebiyat Fakültesi, doktora çalışmam v.s İstanbul cenahından olmam belki bizi karşılaştırmamış. Kendisini zaten ilk gördüğümden bu yana hep takdir etmişimdir. Bir arkadaş olduk ; ailece dost olduk. Bir kere arapçası, farsçası, bunları konuşması, fransızcası, ingilizcesine ben şahidim. Almancaya da daha evvel almanca calışmıştım. Talebeliğim, lise dilim almancadır. Üniversitedeki Profesörlük dilim doçentlik dilim değil de profesörlük dilim almancadır. Hukuk Fakültesi‘nden de almancadan imtihana girmiştim. Yani onada nasıl bir merakla sarıldığını hatırlıyorum. Son derece mutedeyyin, konusuna hakim, gorüşleri mazbut, dürüst bir alim ve calışkan ve şair ruhlu. Hele Rasul-u Ekrem s.a.v ile ilgili yazdıkları, Hamidullah Hoca ile ilgili yazdıkları, yani şaheser, böyle sanatkârane ruhu olan bir arkadaşımız, coşku içinde bir arkadasımız, yani hep takdir ettim. Onu tanıdığım için çok memnunum. Biz hep dost kaldık. Üniversiteden ayrıldıktan sonra bazı arkadaşlarımızla görüşme imkanı olmadı, görüşme ihtiyacı bile duymadık. Beraber çalıştığımız halde duymadım. Ama bu arkadaşımız o gruba dahil değil. Tamamen aksine her zaman görüşmek istedik, her zaman beraber olma arzusu duyduk. Bir kardeş münasebetleri içinde olduk. Onun sadakati, araması, yoklaması, Tayyip hocaya bağlılığı, Hamidullah Hoca‘ya bağlılığı başka hocalarımıza böyle nadir, nadide olan hocalarımıza sadakati de fevkalade örnek organizatorlüğü, teşkülatçılığı , böyle derleyip, toplayıp , bizi de çağıran çağırtan konferanslar yapan bir arkadşımız. Yani enerjik , hemen meseleleri kavrayan bir arkadaşımız. Ne kadar zaman oldu orada, demek ki on seneyi geçti. Tabi biz kendi senelerimizin bile nasıl geçtiğini bilemiyoruz. Orada hizmet etti. Viyana‘da oradaki bulunduğu zamanlarda da benim de ziyaret etme imkanım oldu onun davetiyle. Oradaki faaliyetleri de gördüm. Wonder‘de de gördüm, bir digğer kuruluş, okuldaki faaliyetini de gordüm. Hakikaten ayrım yapmayan böyle bir akademisyen tam bir kurmay hizmet misyonu olan bir arkadaşımız . Akademik, halk tipi, mutevazi, candan ve hakikaten konusuna hakim bir arkadaşimiz. Beni bu vesile ile aradığınız için size de teşekkkür ediyorum, Wonder’e de teşekkür ediyorum. Ne güzel bir teşkilat, bir kaç sene evvel uğradığım zaman görmüştüm . Ve İhsan kardeşim de orada osmanlıca dersine baslamıştı o günlerde. İlk dersini de verdiğinde ben hazır mı bulundum yahut kendi bana gösterdi, Mehmet Akif’ten, böyle elle yazılmış , rikka yazı ile yazılmış bir textti hatırladığıma göre. Yani o da insana katkısı olduğu gibi sizin de ondan çok istifade ettiğinizi düşünüyorum. Kendisine çok çok basarılı, bundan sonraki hayatında canlı, verimli, başarılı ve istifadeli hayatlar dilerim ve sizlere de onun yolunda olma , onun koyduğu çizgide olmanızı Cenab-ı Hak‘tan niyaz ederim, çok teşekkür ederim. Allah muvaffak eylesin."
|